stand on - Turkish English Dictionary

stand on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "stand on" in Turkish English Dictionary : 7 result(s)

English Turkish
General
stand on v. dayanmak
The British Government does not have a leg to stand on.
İngiliz Hükümetinin dayanacak bir ayağı yoktur.

More Sentences
stand on v. dikilmek
Tom is standing on the table to change a lightbulb.
Tom ampulü değiştirmek için masanın üstünde dikiliyor.

More Sentences
stand on v. kalkmak
We stood on our heads.
Amuda kalktık.

More Sentences
stand on v. diretmek
stand on v. ısrar etmek
stand on v. yoluna devam etmek
stand on v. rotadan sapmamak

Meanings of "stand on" with other terms in English Turkish Dictionary : 150 result(s)

English Turkish
General
make one's hair stand on v. tüylerini diken diken etmek
stand on one's own feet v. kendi yağıyla kavrulmak
give no leg to stand on v. tutunacak bir dal bırakmamak
stand on one's own legs v. kimseye muhtaç olmamak
stand on ceremony v. resmi kurallara göre davranmak
make somebody's hair stand on end v. tüylerini ürpertmek
stand on its hind legs v. tetikte beklemek
stand on one's own two feet v. kendi yağıyla kavrulmak
stand on end v. tüyleri diken diken olmak
stand on ceremony v. protokolcü olmak
stand on end v. tüyleri diken diken olmak (saç)
have one's hair stand on end v. ürpermek
stand on ceremony v. resmi davranmak
stand on its hind legs v. susta durmak (köpek)
stand on one's own legs v. ayakları üzerinde durmak
stand on one's own legs v. kendi ayakları üstünde durmak
stand on end v. dikine koymak
stand on one's own feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
put somebody on stand-by v. ihtiyaç halinde kullanmak için hazırda tutmak
put somebody on stand-by v. birini hazırda tutmak
put somebody on stand-by v. yedek olarak hazırda tutmak
make one's hair stand on end v. dehşete düşürmek
make one's hair stand on end v. korkutmak
make one's hair stand on end v. tüylerini diken diken etmek
stand on the bus v. otobüste ayakta kalmak
stand on the bus v. otobüste ayakta durmak
stand on one foot v. tek ayak üzerinde durmak
stand on one foot v. tek ayak üstünde durmak
stand on one's head v. amuda kalkıp durmak
on stand by adj. hazır durumda
on stand by adj. alarmda
on stand by adj. beklemede
Phrases
(hair) to stand on end v. tüyleri diken diken olmak
where you stand depends on where you sit expr. nerede durduğunuz nerede oturduğunuza bağlıdır
Proverb
let every tub stand on its own bottom her koyun kendi bacağından asılır
every tub must stand on its own bottom her koyun kendi bacağından asılır
Colloquial
stand on ceremony v. resmi davranmak
stand on ceremony v. protokole uygun davranmak
stand on one's head v. elinden gelen her şeyi yapmak
stand on one's head v. kıçını yırtmak
stand on one's head v. yırtınmak
stand on one's head v. mümkün olan her şeyi yapmak
stand on one's head v. bir tarafını yırtmak
stand on a beehive v. bir arı kovanının üzerinde durmak
be on the stand v. mahkemeye çıkmak
stand on me [obsolete] expr. bana itimat et
stand on me [obsolete] expr. bana inan
stand on me [obsolete] expr. bana güven
where do you stand on this? expr. bu konuda düşüncen nedir?
Idioms
a leg to stand on n. destek
a leg to stand on n. geçerli/mantıklı bir dayanak
a leg to stand on n. geçerli/mantıklı bir savunma
a leg to stand on n. üzerinde duracak bir ayak
a leg to stand on n. savunma
a leg to stand on n. elle tutulur bir kanıt/dayanak/savunma
a leg to stand on n. tutunacak bir dal
a leg to stand on n. kanıt
a leg to stand on n. dayanak
stand on own feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
make someone's hair stand on end v. tüylerini diken diken etmek
not have a leg to stand on v. desteği olmamak
not have a leg to stand on v. desteksiz olmak
stand on one's own feet v. kendi yağı ile kavrulmak
stand on one's own two feet v. kendi yağı ile kavrulmak
stand on one's own (two) feet v. kendi işini kendi görmek
have one's hair stand on end v. korkudan dudağı uçuklamak
make someone's hair stand on end v. korkutmak
make someone's hair stand on end v. korkudan deliye döndürmek
make someone's hair stand on end v. tüylerini ürpertmek
make someone's hair stand on end v. saçlarını diken diken etmek
not have a leg to stand on v. tutunacak dalı olmamak
not have a leg to stand on v. üzerinde duracak ayağı olmamak
stand on one's own feet v. bağımsız olmak
stand on one's own feet v. ekonomik özgürlüğünü kazanmış olmak
stand on one's own feet v. kimseye muhtaç olmamak
stand on one's own feet v. kimseye bağımlı olmamak
stand on one's own feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
make one's hair stand on end v. ödünü patlatmak
make one's hair stand on end v. tüylerini diken diken etmek
make one's hair stand on end v. üç buçuk attırmak
make one's hair stand on end v. yüreğini ağzına getirmek
make one's hair stand on end v. kanını dondurmak
make one's hair stand on end v. dehşete düşürmek
make one's hair stand on end v. korkutmak
stand on one's dignity v. değerlerinden taviz vermemek
stand on one's dignity v. doğruluğundan taviz vermemek
stand on one's two feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
stand on one's own two feet v. kendi ayakları üzerinde durmak
stand something on its head v. bir şeyi tamamen değiştirmek
stand something on its head v. bir şeyi o ana kadar kabul edildiğinden çok farklı bir şekilde sunmak
stand something on its head v. bir şeyi tamamen yanlış bir şekilde kullanmak
stand on the brakes v. frenlere asılmak
stand on the brakes v. çok sert fren yapmak
not have a leg to stand on v. dayanağı olmamak
stand pat on something v. bildiğinden şaşmamak
have a leg to stand on v. dayanağı olmak
stand on one's dignity v. temkini elden bırakmamak
stand on one's dignity v. ağırbaşlılığını bozmamak
take a firm stand on something v. geri adım atmamak
take a firm stand on something v. sert/katı bir tavır takınmak
take a firm stand on something v. (bir konuda) kararlı/inatçı bir duruş sergilemek
take a firm stand on something v. tutumundan vazgeçmemek
take a firm stand on something v. duruşunu inatla sürdürmek/devam ettirmek
stand on your own two feet v. kendi ayakları üstünde durmak
not to stand on ceremony v. samimi olmak, açık sözlü ve cesur davranmak
not to stand on ceremony v. resmi davranmamak
stand firmly on v. tatmin olmak
stand on compliment v. törenle karşılamak
stand firmly on v. ikna olmak
stand on someone's shoulder v. birinin başladığı işi devam ettirmek
stand on the shoulders of giants v. daha önce kaydedilmiş ilerlemelerin üstüne katarak gelişmek
stand on the shoulders of giants v. öncekilerin yaptığı keşiflerden yararlanmak
stand on the shoulders of giants v. önce yapılan keşifler sayesinde ilerlemek
stand on the shoulders of giants v. önceki bilgilerden/deneyimlerden yararlanarak ilerlemek
stand on the shoulders of giants v. eskilerden feyz almak
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) korkutmak
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) dehşete düşürmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) dehşete düşürmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) korkutmak
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini ürpertmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini ürpertmek
stand up on (one's) hind legs v. ayağa kalkmak
stand up on (one's) hind legs v. konuşma yapmak için ayağa kalkmak
stand up on (one's) hind legs v. yerinden kalkmak
stand on its own v. kendi yağıyla kavrulmak
stand on (one's) hands v. ellerin üstünde amuda kalkmak
stand on (one's) hands v. ellerinin üstünde durmak
stand on one's own v. bağımsız olmak
stand on its own v. kendini idare edebilmek
stand on its own v. kimseye/hiçbir şeye bağımlı olmamak
stand on one's own v. kendini idare edebilmek
stand on one's own v. kendi içerisinde/etrafındakilerden bağımsız bir değeri olmak
stand on one's own v. kendi ayakları üzerinde durmak
stand on its own v. bağımsız bir değeri olmak
stand on one's own v. kendi yağıyla kavrulmak
stand on one's own v. bağımsız bir değeri olmak
stand on (one's) hands v. amuda kalkmak
stand on its own v. kendi içerisinde/etrafındakilerden bağımsız bir değeri olmak
stand on its own v. bağımsız olmak
stand on (one's) hands v. ellerinin üstünde baş aşağı dengede durmak
stand on its own v. kendi ayakları üzerinde durmak
stand on one's own v. kimseye/hiçbir şeye bağımlı olmamak
make hair stand on end v. tüylerini ürpertmek
make hair stand on end v. korkutmak
make hair stand on end v. üç buçuk attırmak
make hair stand on end v. yüreğini ağzına getirmek
make hair stand on end v. yusuflatmak
make hair stand on end v. dehşete düşürmek